Kur'an’ın Hz. Peygamber (s)’i Eğitmesi adlı kitap Ekin Yayınları arasından çıktı. Kitabın yazarı Murat Kayacan ile eser üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik:
Memleket: Murat Bey öncelikle şuradan başlayalım: “Bu türden bir konuyu niçin ele almayı tercih ettiniz?”Bu çalışmada; bizi eğiten, yetiştiren ve bize yol gösteren Rabbimizin Hz. Peygamber’e gönderdiği Kur'an-ı Kerim’in, bizzat onu eğitirken hangi metotları kullandığı ve vahyin onu nasıl yetiştirdiği şeklindeki soruların cevaplarını aradık. Kur'an, insanı eğitirken kendisini sadece birkaç yöntem ve araçla sınırlandırmamıştır. Bu gerçeği dikkate alarak bunların Hz. Peygamber’e uygulananlarının hepsini değil ön plana çıkan dört tanesini ele almanın bir kitap çalışması için yeterli olduğunu düşündük.Memleket: Kitabınızı hazırlarken hangi temel kaynaklara başvurdunuz?Odak noktası olarak ayetleri seçtik. Daha özelde ise Hz. peygamber’i doğrudan muhatap alan ayetleri incelemeye çalıştık. Peygamberimizin insanları nasıl eğittiği konusunu ayrı bir çalışma konusu olarak gördüğümüzden bu konuya yer yer işaret etmekle yetindik. Ayetleri daha anlaşılır kılacağını düşündüğümüz noktalarda ikincil kaynaklara yani hadislere, tefsirlere ve siyer bilgilerine başvurmayı da ihmal etmedik.Memleket: Kur'an Hz. Muhammed (s)’i eğitirken kullandığı metotlara gelecek olursak?Kur'an’ın kullandığı metotlardan ele aldığımız ilk metot tartışma metodudur. Tartışma, insanî bir olgu olup melekler ve şeytan gibi insan cinsinin dışındaki varlıklarda da görüldüğünden aynı zamanda evrensellik taşır. Allah, insanı konuşabilen, düşünebilen ve fikri üretim yapabilen bir varlık olarak yaratmıştır. Doğal olarak insan, kendisini bu düşünceleri ve bilgileri açıklamaya, başkalarına aktarmaya eğilimlidir. Bu olgu birçok durumda kendisini açıkça belli eder. Tartışmalarda öğrenme, öğretme, katılma, karşı çıkma, delil getirme şekillerine bürünmüş olan fikir alışverişleri söz konusudur. Konuşabilen bir kimse tartışma olgusunun dışında kalamaz. Zira insan kendisini savunma, isteklerini kabul ettirme ve amaçlarının sınırlarını açıklama eğiliminde yaratılmıştır. Hatta kıyamet gününde bile bu doğal söz çekişmesinden kurtulamadığını anlatan: "Her nefis kendisi(ni kurtarmak için) tartışacağı günde..."(Nahl 16/111) ayeti bu gerçeği vurgulamaktadır. Memleket: Peki bu yöntemin Hz. Peygamber (s)’le ilişkili olarak Kur'an’da ele alınma şekli nasıldır?Sebesuresinde Kur'an-ı Kerim, peygamberimizin bu kurala uymasını telkin ederek müşriklerle yaptığı tartışmasında, onlara şöyle söylemesini öğretmektedir: "(Öyleyse) doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz, ya sizsiniz." (Sebe 34/24).Burada savunulan görüşe taassup göstermekten son derece kaçınmaya ve nerede olursa olsun gerçeği aramaya büyük bir rağbet bulunmaktadır.Memleket: Kur'an tartışma sırasında uyulması gereken nezaket kuralları konusunda Hz. Peygamber (s)’i bilgilendirir mi?Tabii ki. Tartışmanın her iki tarafı da, terbiyeli sözler kullanmalı, ayıplama, alay, eğlenme, muhatabın savunduğu görüşü küçük görme gibi davranışlardan uzak durmalıdır. Kur'an şu ayetleriyle, Hz. Muhammed'e bu kurala riayet etmeyi öğretir: "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır! Ve onlarla en güzel şekilde tartış." ve "Kitap ehliyle en güzel şeklide tartışın." (Nahl 16/125; Ankebut 29/46) Bu ayetler: “Sizinle tartışan kimse, terbiyesiz sözler kullanırsa, siz terbiyeli sözler kullanın; en üstün ve en güzel yol hangisi ise onu izleyin.” tavsiyesinde bulunmaktadır.Memleket: Peki ısrarla İslam'a karşı çıkan, hakaretler yağdıran kimselere Rasulullah (s) sürekli yumuşak mı davranmıştır?Bu soruya her zaman olumlu cevap vermek mümkün değildir. Aksine hakaret eden, mesajın anlaşılmasının önünü bilinçli olarak tıkayan birisine ısrarla iyi sözler söylenmesi değildir kastedilen. Sözgelimi Kur'an Rasul'e, tebliğe ısrarla karşı çıkan Ebu Leheb ve hanımına şöyle hitab etmesini söyler: "Ebu Leheb'in iki eli kurusun. Kurudu da, Malları ve kazandığı ona fayda vermedi. Alevli ateşte yaslanacaktır. Karısı da odun hamalı olarak. Boynunda sağlam hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır." (Leheb 111/1-5).Memleket: Ele aldığınız ikinci metoda gelecek olursak?Eserde ele aldığımız ikinci eğitim yöntemi “imtihan”dır. Hz. Rasul (s) aleyhine gözüken bazı olaylar da vardır ki Kur'an onun bilakis hayır olduğunu, imtihan aracı olarak belaların bile İslam toplumunu kötü insanlardan arındıracağını haber vermektedir. İmtihandaki diğer bir husus da toplumsal içeriğe sahip olmasıdır. Yani peygamberimiz imtihan edilirken müminlerle iç içedir. O, imanını hayatın içinde, hakkın şahitliğini yaparak göstermelidir (Nur 24/11-26).Memleket: Rasulullah (s)’ın kulluk bilincinin pekişmesi açısından bu yöntemin değeri nedir?Kur'an-ı Kerim Hz. Peygamber (s)’i bütün ruhi ve fikri özelliklerini inceden inceye bir irdeleme faaliyeti ile incelemeye yöneltmektedir. Böylece şer kuvvetlere karşı savaşında sahip olduğu gücün anlamını bilecektir. Bu şer kuvvetler, şehvetler ve tamahlar gibi iç ve hayat içinde mücadele alanında karşılaştığı açık dış güçlerdir. Bundan sonra insan, güç gerçeğinin sadece insanların sahip olduğu silahlar, adamlar, mallar, mülkler, merkezler, üsler ve diğerleri gibi maddî güçlerden oluşmadığını anlar. Aksine insanın kendi içinde hissedip inandığı büyük ilkeler ve yüksek değerlerin temsil ettiği ruhi bir gücün bulunduğunu, kendi içindeki zaaf noktalarından kendisini bu gücün koruyacağını idrak eder. Bu gücün de en azından saldırganların kendisine karşı kullandığı güçler gibi etkin olduğunu, bundan dolayı olumsuzluklar ve zararlar ne kadar zor olursa olsun, sahip olduğu bu gizli kuvvetin kendisini doğru yolda kararlılığa sürüklediğini hisseder ve bu idrakle yoluna devam eder.Memleket: Günümüz Müslümanlarının yaşadıkları özgürlük problemi ile Kur'an’ın Hz. Peygamber (s)’i imtihan yöntemiyle eğitmesi arasında bir bağ kurmak mümkün mü? Kur'an, Hz. Muhammed (s)’e Hendek savaşı sırasında Müslümanların uğradıkları meşakkat, şiddet, korku, soğuk, açlık gibi çeşitli sıkıntılardan onları teselli etmek üzere, kendilerindenönce geçen müminlerin şiddette mesel olmuş hallerini hatırlatılır. "Yoksa siz, sizden önce geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki nihayet peygamber ve onunla birlikte inananlar: 'Allah'ın yardımı ne zaman?' diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır." (Bakara 2/214). Müslümanlara kendilerinden önceki ilahî risaletlerin davetçilerinin başlarına gelenlerden tarihi örnekler vermek yoluyla Kur'an, ahiretteki mutluluğun, yeryüzünü ıslah çabası sırasında karşılaşılan zorluklardan ayrı düşünülemeyeceğini ifade etmiş olmaktadır. Ayette anılan tarihi örnekleri yaşayan önceki dönemlerin müminleri de, peygamberleri ile birlikte öylesine zorlu süreçler yaşamışlardır ki bu durum onları ruhi ve belki de fikri sarsıntılara sürüklemiştir. Kur'an önceki müminlerin yaşadıkları durumu nakletmekle, Hz. Muhammed ve ashabına ve tüm inananlara 'onlar nasıl sabrettiyse öylece sabretmeleri gerektiğini' öğretmeyi amaçlamaktadır. İstenen, onların davrandığı gibi davranmaları ve Allah'ı yardımının yakın olduğu ve eninde sonunda geleceği şuuru içinde olmalarıdır.Memleket: Kıssanın Rasulullah (s)’ın yetiştirilmesi konusunda Kur'an’daki yeri nedir?İslâmî literatürde veya Kur'an ıstılahında kıssa denildiğinde, Kur'an'da anlatılan tarihi olaylar ve peygamberlerin hayat hikâyeleri anlaşılmaktadır. İnsanlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar kıssa dinlemeyi severler ve dinlerken olayın kahramanı ile özdeşleşirler. Günlük yaşamda karşılaştığı problemlere kıssalardan çözüm ararlar. Kendi amaçlarıyla kıssadaki arasında bağ kurar ve önceki deneyimlerden faydalanma imkânı bulurlar.Bu gerçeği göz önünde bulunduran Kur'an, Hz. Muhammed'i nebevî görevine hazırlarken, önceki peygamberlerin başlarına gelenlerle ona evrensel gerçekleri de kavratmaktadır.Memleket: Kitabınızda Kur'an’ın Hz. Peygamber (s)’i eğitmesi konusunda niçin kıssalardan Hz. İbrahim’inkini işlemeyi tercih ettiniz?Bu tercihte Kur'an-ı Kerim'de sadece Müslümanların sevdiği değil, Yahudi ve Hıristiyanların da Hz. İbrahim’i paylaşamaması etkili oldu. Soyut sözler insanı fazlaca etkilemez ama insan "güzel bir örnek" karşısında kaldığında hayranlık duyguları hemen harekete geçer ve onu yapmaya gayret eder. Bu nedenle Kur'an Hz. Peygamber (s)’e ve onun ashabına örnek lider ve toplu olarak Hz. İbrahim ve ona inananları göstermiştir. Bu sayede Hz. Muhammed, toplumu ıslah etme konusunda nasıl bir tutum ve davranış içine gireceğini tespit edebilme imkânına kavuşmuştur.Memleket: Kitabınızda ele aldığınız Kur'an’ın Hz. Peygamber (s)’i eğitirken kullandığı son metot olan temsil yoluyla eğitim hakkında neler söylemek istersiniz?Temsil yöntemi, Kur'an’ın çoğu zaman soyut konuları açıklarken başvurduğu etkili bir yöntemdir. Bu örneklerle konu daha net ve canlı bir şekilde ortaya konulmaktadır. Kur'an soyut şeyleri açıklarken maddî etki edecek, onları sarsıp harekete geçirecek bir betimleme yöntemi kullanmaktadır.Kur'an'ın Hz. Muhammed (s)’i eğitirken kullandığı temsil metodu, işlediği konular açısından ağırlıklı olarak kâfirlerin, münafıkların ve Ehl-i Kitab'ın durumlarını anlatmaktadır. Bunun yanında müminlerin inkârcılarla inanç veya davranış açısından kıyaslanmasında, dünya ve ahiret hayatının tasvir edilmesinde de Kur'an bu metoda başvurmuştur.Memleket: Teşekkür ederiz.