Murat KAYACAN

 

Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımda
Tüm Yazılar
Köşe Yazıları
Hakemli Dergi Yazıları
Haksoz.net Yazıları
Politik Yazılar
Mizah Yazıları
Kavramlar
Çeviriler
Kitap Tanıtımı
Kitaplar
Konferanslar
Söyleşiler
Duyurular
İletişim
Arama
İstatistikler
Ziyaretçiler: 420646
Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Ben Hollanda'dayken
Ben Hollanda'dayken PDF Yazdır E-posta
Pazar, 14 Aralık 2008
 İlk defa uçağa binip, yine ilk defa yurtdışına çıktım. Uçakla yolculuk sadece kalkış ve inişte hissediliyor. Gerisi klimalı bir otobüste gidiyorsunuz gibi. Hollanda'ya vardık. İki defa polis Türkiye'den geldiğimi hissettirdi: "Niçin geldiniz Hollanda'ya?" Programa benimle beraber katılan öğretmenlerden birkaçına sordum, öyle bir muamele ile karşılaşmamışlar. Yunanlı öğretmen hanım karşılaştığım tavırla istihza ederek: "Türkiye'den geliyorsun, İslam ülkesi. Terörist olabilirsin!" diye espri yaptı.

 

Amsterdam'a inmemden itibaren Salih ve Nursal Köse, yakınlarıyla beraber adeta seferber oldular. Kaldığım Ayasofya Camii yönetici ve çalışanlarını da zikretmeden geçmeyeyim. Ayasofya camii, berberi, marketi, restoranı, düğün salonu ve banyosu, tuvaletleri, misafirhanesi olan bir mekan. Yani aslına uygun fonksiyonlara sahip bir cami.

 

Amsterdam, sıkıcı gelebilecek düzeyde düzenli bir şehir. Binalar çoğunlukla 100-400 yıllık binalar. Yani tarihte bir yolculuk yapmış oluyorsunuz, tekne gezisine çıktığınızda. Yani "Heidi buralarda bir yerde yaşamış olmalı." demenize bir engel yok. O cicili bicili evlerin çoğu 44 metrekarelik evlermiş (Bizim 125 metrekarelik evi küçük bulanlara duyurulur). İnsanlar maddi durumlarını düzeltene kadar dışı bizi içi onları yakan bu küçük evlerde kalıyorlarmış.

 

Amsterdam'da bisikletliye, yaya geçidinde yayaya, yol vermemenin ve yasak yere park etmenin cezası büyük. Maaşınızın yarısının sizden talep edilmesi işten bile değil. Tek korna sesini buraya geldiğimin 4. gününde duyabildim.

 

Şehir içinde yolculuk yaptığınızda görüyorsunuz ki, büyük marketlere nadiren rastlanıyor. Adres bulmak istediğinizde soracağınız kelimeler: "… meydanı, …kanalı, …caddesi" şeklinde. Şehir su üzerinde kurulmuş denebilir.

 

Su gibi içki içtikleri doğru ama sokak ortasında kendisine uyuşturucu enjekte eden kimse görünmüyor. Bu konuda epey mesafe almışlar.

 

Bugün Ayasofya camii sorumlusu Osman Bey "Peygamberlere Karşı Tavırlar ve Sonuçları" adlı kitabı değerlendirecek. Zevkle dinleyeceğim.

 

25 Ekim 2007 (Memleket gazetesi)  


  İlk yorumu yazmak istermisiniz
RSS Yorumları

Yorum Yaz
  • Lütfen yazı ile ilgili yorum yapın.
İsim:
E-Posta
Başlık:
Yorum:



Ek yorumların e-mail yolu ile bildirilmesini istiyorum

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.1

 
< Önceki   Sonraki >
© 2012 Murat KAYACAN
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.