Murat KAYACAN

 

Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımda
Tüm Yazılar
Köşe Yazıları
Hakemli Dergi Yazıları
Haksoz.net Yazıları
Politik Yazılar
Mizah Yazıları
Kavramlar
Çeviriler
Kitap Tanıtımı
Kitaplar
Konferanslar
Söyleşiler
Duyurular
İletişim
Arama
İstatistikler
Ziyaretçiler: 186885
Pinokyo PDF Yazdır E-posta
Cuma, 23 Ocak 2009

 

Pinokyo yalan söyledi, burnu uzadı. Yine yalan söyledi, burnu yine uzadı. Pinokyo yalanlarına devam etti, burnu da uzamaya. Uzadı, uzadı, uzadı. Derken bir gün, Pinokyo'nun ayağı takıldı, düştü. Burnu kökünden kırıldı. Ondan sonra ne kadar yalan söylerse söylesin, Pinokyo'nun burnu bir daha uzamadı. Pinokyo da yalan söylemeye alıştı.

 

Mehmet Hançerli Beye teşekkürler.

 

Bayram sabahı sabah namazını kılmak üzere kalktığımda ilk tebriği Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli Beyden aldım, teşekkür ederim.  

Soru

 

Muhammed (9)soruyor: “Baba bir yöresel bir küresel intifada mı var?” 

 

Sharon’a soru

 

-Acı var mı acı? 

 

Faşizm Nedir?

 

“Adam Kürt ama iyi çalışıyor.” demektir. (Konya)“Eşeğe Kürt demişler. 3 gün yük taşımamış.” demektir.(Sivas)“Şu Ahmet’in, bu Hüseyin’in bu da Kürt’ün oğlu.” demektir.(Konya)"Beni kaba buluyorsun ama sen bir Kronun eline düşseydin." demektir. (İstanbul)“Kürt evliya, alma avluya” demektir.(Adana)  

Merkezden Ekiplere

-Filan yerde at arabasıyla hırsızlık yapıldığı ihbarı var!Ekiplerden biri soruyor:-At arabasının rengi ne?-At arabasının rengi mi olur, tahta rengi!

 

xxx

 

Bir caddede, içinde bomba olduğu sanılan bir paket var. Merkez, ekipleri uyarıyor:
-Çevre güvenliği alın, pakete dokunmayın, uzman ekip geliyor.
Biraz sonra:
-Uzman ekibe gerek yok, paket boş!
-Nasıl anladınız?-Üzerinden kamyon geçti!

 

xxx

 

Yonca Evcimik, stadyumda konser veriyor, Emniyet Müdür Yardımcısı, konserdeki ekip amirine soruyor:
-Konserde son durum nedir?
-Efendim, henüz daha Aboneyi söylemedi.

 

 

Korsan

 

Kara korsan ıssız adaya çıktı:Tüm hazinesini saatlerce seyretti. Sandık sandık altın, sandık sandık inci... "Bunlar ne işe yarar? Gerçekte bunların ne önemi var?"diye düşündü. "Önemli olan insanların sevgisini kazanmak. Tüm hazinesini gemiye yükletti, şehre götürdü. Fakir-fukaraya dağıttı. 

 

Sihirli Lamba

 

Alaattin elini lambaya sürdü. Lambanın cini dışarıya çıktı: "Dile benden ne dilersen!"demedi bu defa. "Dinle Sahip!" dedi. "Bundan sonra ne yaparsam ücretimi alırım. Ayrıca fazla mesai ve artı masraflar. İşine gelirse çalıştırırsın. Yoksa ben bu işte yokum!”

 

Ferhat

Ferhat Şirin'e sevdalı, Şirin Ferhat'a...Fakat Şirin'in babası inat mı, inat..."Dağı del, suyu bul, kızı al" diyor. Ferhat dağı deliyor... Suyu bulup şehre getiriyor... Sonra her konuta birer sayaç takıyor. O kadar zengin oluyor ki, Şirin'den vazgeçiyor. 

 

Kırmızı Başlıklı Kız

 

Kırmızı Başlıklı Kız, yiyecek dolu sepeti koluna taktı... Şöyle bir düşündükten sonra, sepeti bıraktı. "Hayrola, sepeti niye bıraktın?"diye sordu, annesi. "Çünkü artık bıktım" dedi, Kırmızı Başlıklı kız: "Her sabah aynı saate kalkıyorum. Yiyecek sepetini alıyorum. Hep aynı ormandan geçiyorum. Hep aynı geri zekâlı kurtla karşılaşıyorum. Hep aynı aptal numarayı yutuyorum. Bıktım usandım artık! Bundan sonra bu işi yapmayacağım, büyükanneme gitmeyeceğim, geri zekâlı kurtla bir daha asla konuşmayacağım. Büyükanneme ne kadar benzediğini bir daha asla söylemeyeceğim.” dedi. 

 

Padişahın Kızı

 

Peri Padişahînin Kızı bir gün babasının huzuruna çıktı: "Padişah babacığım " dedi, "Hemen toparlan gidiyoruz!" "Aklını mı kaçırdın?" diye sordu Padişah: "Ben bu ülkenin hükümdarıyım!" Padişahin kızı babasına acıyarak baktı: "İyi ya" dedi, "Zaten bu yüzden gidiyoruz." "Neden?" diye sordu Padişah. "Çünkü saltanat kaldırıldı, sultanım... "Bize de sürgün yolları gözüktü." 

 

Napolyon

 

Vaterlo dönüşü Napalyon Bonapart pirelenmişti. Hart hart kaşınmaya başlamıştı. Bir gün, komutanlarıyla toplantı halindeyken, kaşıntının sebebini kısaca açikladi: "Pire pire pire!" dedi.
Yazık ki, komutanlar bunu yanlış anladı, Napolyon'un "pire pire pire" değil, "Para para para!" dediğini zannettiler. Ve birkaç şehri daha yağmaladılar.
 

 

Robinson Crusoe

 

Robinson Crusoe vardı ya, hani ıssız bir adaya düşmüş, hiçbir medeni araç kullanmadan hayatını sürdürmüştü. O, kurtarıldıktan sonra Londra'ya yerleşti. Fakat alışamadı. Kısa sürede canı sıkıldı. Tekrar eski yalnızlığına döndü. Fakat ada artık eski yalnız ada değildi. Turizm yatırımı gelmiş, her taraf otel olmuştu. 

 

İnsan Ticareti

 

Sovyetler Birliği’nin sona ermesiyle Türkiye üzerinden kadın ticaret yüksek rakamlara ulaşmış. Merak ettiğim aynı ticaret resmi olarak yapılınca nasıl insani görülüyor, vergilendiriliyor ve kutsal ilan ediliyor? Müsaade ediliyor ve zulmedlien kadınların hakları devlet tarafından korunmuyor?

 

Günün Sözü

 

Adaletin olmadığı yerde ahlaktan bahsedilemez. (Montaigne)




  İlk yorumu yazmak istermisiniz
RSS Yorumları

Yorum Yaz
  • Lütfen yazı ile ilgili yorum yapın.
İsim:
E-Posta
Başlık:
Yorum:



Ek yorumların e-mail yolu ile bildirilmesini istiyorum

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.1

 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 Murat KAYACAN
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.