Murat KAYACAN

 

Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımda
Tüm Yazılar
Köşe Yazıları
Hakemli Dergi Yazıları
Haksoz.net Yazıları
Politik Yazılar
Mizah Yazıları
Kavramlar
Çeviriler
Kitap Tanıtımı
Kitaplar
Konferanslar
Söyleşiler
Duyurular
İletişim
Arama
İstatistikler
Ziyaretçiler: 186834
Neo-kelamî bir soru PDF Yazdır E-posta
Cuma, 23 Ocak 2009
 

İnternete bağlı bir kişinin dünyayla irtibatı artar mı eksilir mi?

 

 

İnsan Ömrü

 

İlk başta anne-babalarımızın çocukları,

Sonra çocuklarımızın anne-babası oluruz.
Daha sonra anne-babamızın anne-babası,
En sonunda da çocuklarımızın çocukları oluruz.

 

(Yusuf Z. Yavaş’a teşekkür).

 

Allah Belamızı Versin Diyecek de Diyemedi!

 

Turnike programı sunucusu Güner Ümit’in son günlerdeki olumsuz hava şartlarına dair sözlerine bakın: “İstanbul’a kar yağacağına taş yağsa daha iyi!”  

Anneye Her Yaşta Naz Yapılır

 

Sabah anne, oğlunun   odasına girdi ve onu uyandırdı.-"Haydi oğlum, uyan artık... Okula geç  kalacaksın..."Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle-"Fakat anne, bugün okula gitmek  istemiyorum." dedi.Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı.-"Okula neden gitmek istemiyormuşsun  bakayım?" dedi.-"İki ciddi neden söyle  bana..."Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı.-"Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, bir...Tüm öğrenciler de benden nefret ediyorlar,  iki... Bu iki ciddi nedenim yeter mi,  anne?"Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı:-"Bunlar okula gitmemen için neden olamaz."  dedi.-"Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan..."Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden:-"Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne ? dedi.Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun  üstündeki Yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni  açıkladı :-" Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca adamsın... İkinci ciddi neden ise, sen okulun  müdürüsün..."  

Nasıl Zengin Oldum?

 

Genç gazeteci çocuk soruyor: "Efendim, bugünlere nasıl geldiğinizi, bu inanılmaz servetin öyküsünü bizimle paylaşmak ister misiniz?"
Ve cevap geliyor, "1928 yılıydı. 1. dünya savaşının acıları yeni yeni sarılıyordu. Elimdeki birkaç sentten başka hiç bir şeyim yoktu. Elimdeki 5 sent ancak 1 elma almama yetiyordu ve ben 1 tek elma aldım. Sabahtan akşama kadar elmayı sildim,
pırıl pırıl oldu. O elmayı gün sonunda tam 10 sente sattım. Sabahı zor etmiştim. Ertesi sabah, elimdeki 10 sentimle 2 elma aldım. Sabahtan akşama kadar o 2 elmanın her tarafını sildim, bir güzel parlattım ve gün sonunda ikisini, toplam 20 sente sattım. Bu sistemle ay sonuna kadar devam ettim. 1 ay içerisinde tam 1.37 dolar kazanmıştım. Ertesi ayın ilk haftası karımın amcası öldü ve bize 5 milyon dolar miras bıraktı....."
  

Bu Modem Sövüyor

Bilgisayar firmasına müşteri giriyor ve görevli ile dialog şöyle gelişiyor: Görevli: Buyurun efendim, nasıl yardımcı olabilirim?Müşteri: Dün aldığım modem arızalı çıktı. Paramı istiyorum.Görevli: Peki arızası nedir? Telafi edelim.Müşteri: Bu modem küfrediyor.Görevli  : ???Müşteri: Dava bile edebilirim.Görevli: Nasıl yani?Müşteri: Nasıl olacak, bağlanıyorum, basbayağı ana avrat küfrediyor.Görevli: Olamaz efendimMüşteri: Oluyo!!! (iyice kızmış)Görevli: Ama bu cihazın teybi hoparlörü filan yok.Müşteri: Oluyo diyosam oluyo işte! Bu şekilde yaklaşık 10 dk. devam eden hararetli konuşma sonunda, iyice bağlantı-kullanım detaylarına filan inen görevli, sonunda 0 8222 XXX XX XX diye girmesi gereken bağlantı ayarlarında, vatandaşın 0 822 bölümünü yazmadığı, dolayısıyla alan numarasından sonraki numaranın isabet ettiği şanssız bir sabit telefon kullanıcısını bütün gece arayıp elektronik seslerle canından bezdirerek küfür ettirdiği; küfründe doğal olarak bilgisayarın hoparlöründen geldiği ortaya çıkıyor. 

Merak

Özel işletmeye hapishaneler devredilse iyi olmaz mı? Orada kalmak isteyen ve sadece binadan çıkış imkanı olmayan kimseler ceplerinden bir miktar ödeseler ve bu sayede insanca muamele görseler bu “ıslahı” daha iyi gerçekleştirmez mi?

Günün Sözü

 

Kendini Allah’ın sevgili kulu olarak düşünenler, diğerlerini küçümsüyor demektir. Robert Green Ingersoll (1833-1899)


  İlk yorumu yazmak istermisiniz
RSS Yorumları

Yorum Yaz
  • Lütfen yazı ile ilgili yorum yapın.
İsim:
E-Posta
Başlık:
Yorum:



Ek yorumların e-mail yolu ile bildirilmesini istiyorum

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.1

 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 Murat KAYACAN
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.