Murat KAYACAN

 

Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımda
Tüm Yazılar
Köşe Yazıları
Hakemli Dergi Yazıları
Haksoz.net Yazıları
Politik Yazılar
Mizah Yazıları
Kavramlar
Çeviriler
Kitap Tanıtımı
Kitaplar
Konferanslar
Söyleşiler
Duyurular
İletişim
Arama
İstatistikler
Ziyaretçiler: 186988
Sır PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 24 Ocak 2009
 

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: “Sen sır saklamayı bilir misin?” diye sormuş. Vezir: “Evet hünkârım, bilirim.” dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: “Ben de bilirim.”

Cumhuriyetin ilk yıllarında da kafa kesilmiş! Gerek laik gerekse İslamî kesimden, bazı yazarlar, Irak'ta yaşanan "kafa keserek cezalandırma" eylemlerini "vahşet" olarak değerlendiriyorlar. İnsanlık tarihiyle özdeşleşmiş bu tür bir cezalandırmadan meğerse TC de uzak değilmiş. Ali Şükrü Beyi öldürdüğü iddia edilen Mustafa Kemal'in koruması Topal Osman, ihanete uğradığını düşünerek Çankaya'yı kuşatınca tüm adamları öldürülmüş kendisinin de yolda öldüğü söylenerek "başı kesilmiş." (Daha fazla bilgi için bkz. Yavuz Bahadıroğlu, "Gazi Topal Osman Vak'ası", Vakit, 8-9 Ağustos 2006)

 

 

Niçin

 

Niçin kumandanın pili zayıfladığında tuşa daha bir fazla basarız? Yaptığımız şey, pili daha dolu hale mi getirir?

İnsanlara dört milyar yıldız olduğunu söylediğimizde neden bunun doğruluğunu araştırmazlar da, duvar boyasının yeni olduğunu henüz kurumadığını söylediğimizde parmaklarıyla kontrol ederler?

Yapıştırıcı niçin içinde bulunduğu şişeye yapışmaz?

 

 

 

 

Boynuz ve akıl

 

İmam Ebu Hanife, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. Hazret, düşünmeden cevap vermiş: “Onun boynuzları var, benim ise aklım.”

  

 

Şans

 

Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?

Filozof: “Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım?”

 

 

Houston

 

-Houston?
-Apollo.
-Houston bişey diycem ama kapatmak  yok.
-Devam et Apollo.
-Houston 10 aydır uzaydayım,burada bu kadar  astronot, kozmonot arkadaşla irtibatım oldu, yeminle söylüyorum, sen hepsine beş  basarsın, seni neden yer ekibine vermişler anlamış değilim.
-Sorma  Apollo, bir takım politik olaylara kurban gittik, çok büyük yanlışlar yapıldı  bize.
-Sen diğerlerinden farklısın, halk adamısın sen, seni seviyorum  Houston.
-Ben de seni Apollo.

 

İtiraf

 

Annemlerle birlikte misafirlikten dönüyorduk. Durakta otobüsün gelmesini bekliyorduk. Ben bu arada durağın demiriyle oyun oynuyordum. Otobüs geldi. Annemler bindiler ama ben durakta kaldım; çünkü kafamı kabanımın şapkasının ipiyle durağın demirine bağlamıştım! Otobüstekiler gülmekten kırılıyorlardı. Benim surat ise aynı küçük Emrah! (itiraf.com)

 

Mahkeme tutanağı

 

Soru : Saldırganı tarif eder misiniz?
Cevap : Orta boyluydu, sakalı vardı.
Soru : Kadın mıydı, erkek miydi?

Soru : Vücudu incelediğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?
Cevap : Otopsi 18.30 da başladı.
Soru : Adam ölüydü değil mi?
Cevap : Yok, masada oturmuş, neden üzerinde otopsi yaptığımı merak ediyordu!

 

 

Tohdur Beğ
 


Avrat yeğin sayrı, benim karnım aç,
Keyf için gelmedik bura tohdur beğ.
Fukara harcından yaz da bir ilaç,
Olsun derdimize çare tohdur beğ.

Tama vatandaşık, gardaşık tama...
Bunca pahılm’olur adam adama?
Geldik ta sabahtan, kaldık akşama,
Yarına mümkün mü sıra tohdur beğ?

Yedi baş horanta yıkık hânede..
Tüm kazancım bini bulmaz senede;
Yüz pangunut helâl olsun gene de;
Ben nereyim, beşyüz nere tohdur beğ?

Tek kaşıkla çorba içer dördümüz..
Kul başından ırak ola derdimiz.
Senden, benden esker ister ordumuz.
Candan da mı yeğdir para tohdur beğ?

Dert-belâ tebelleş oldu başıma,
Her gece tahsildar girer düşüme...
Beni mahcup etme can yoldaşıma,
Erkeklik öldü mü bre tohdur beğ?

Büyük oğlan esker, öteki çırak,
Han için param yok, oteli bırak...
Mevsim kış, yollar sarp, köy hayli ırâk;
Bir değil, beş değil yara tohdur beğ.

Memur gelir karşılarsın köşeden,
Zengin gelir kırılırsın neşeden.
Öte kaçma bizim garip Eşe’den,
Bakıp boynundaki kire tohdur beğ.

Hemi Müslümanım, insanım hemi;
Hâlimi arzettim darılma e mi?
İçinde mangır yok, gördün kesemi;
Bir de ceplerimi ara tohdur beğ.

Daha sayayım mı? Noksan mı daha?
Yalvara yalvara tükendim aha..
Bu yüzle mi çıkacaksın ALLAH’a?
Vallahi yanarsın nara tohdur beğ.

Abdurrahim Karakoç
 

 

Günün sözü  Bu dünya'ya kiracı gibi yerleş. Ev sahibi gibi yerleşirsen, gitmesi zor olur.

 

2006-08-12 (Memleket gazetesi)




  İlk yorumu yazmak istermisiniz
RSS Yorumları

Yorum Yaz
  • Lütfen yazı ile ilgili yorum yapın.
İsim:
E-Posta
Başlık:
Yorum:



Ek yorumların e-mail yolu ile bildirilmesini istiyorum

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.1

 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 Murat KAYACAN
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.