Murat KAYACAN

 

Duyurular
Ana Menü
Anasayfa
Hakkımda
Tüm Yazılar
Köşe Yazıları
Hakemli Dergi Yazıları
Haksoz.net Yazıları
Politik Yazılar
Mizah Yazıları
Kavramlar
Çeviriler
Kitap Tanıtımı
Kitaplar
Konferanslar
Söyleşiler
Duyurular
İletişim
Arama
İstatistikler
Ziyaretçiler: 418716
Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow İslam ne zaman dikkate alınacak?
İslam ne zaman dikkate alınacak? PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 12 Ağustos 2010
 

Geçtiğimiz cuma akşamı 19:00’da (2/7/2010) Metro Turizm aracıyla Hatay’a oradan da başka bir araçla Şam’a gitmek üzere eşimle birlikte yola çıktık.  Yedek şoför olduğunu sandğım kişiye sabah namazını kılabileceğimiz bir zaman aralığında mola verip veremeyeceğimizi sordum, verileceğini söyledi. Yine de bu cevapla yetinmeyip muavinden de teyit aldım. Muavinin söylediği vakitte varamayacağımızı anlayınca o şoförün yanındayken tekrar sordum. Şoför de namaz vakti çıkmadan oraya varacağımızı söyledi. Ne var ki mola verildiğinde vakit çıkmıştı. Allah’tan kapalı bardaklarda ikram edilen sudan iki tane alıp üstümüze döke döke abdestin farzlarını yerine getirip namazı kılmıştık.

 Mola verilince muavine üstümü başımı göstererek “Bak halimize!” dedim. Ardından da şoföre, “Namaz vakti çıkınca mola verdiniz.” dedim. Cevabı şöyle oldu: “Hocam zaten geç çıkabildik İstanbul’dan biliyorsunuz. Yolculukta genişlik var, namazı daha sonra da kılabilirsiniz (muhtemelen “öğle ve ikindi” ile “akşam ve yatsının” cemini kastediyor), hocalardan vaazlar dinliyoruz biz.” Savaşta bile terk edilmeyen namaz konusunda ne garip bir cevap değil mi! Firmanın 3 elemanından teyid alıyorsunuz sabah namazı vaktinde duracaklarına dair. Durmadıkları gibi şoför size bir de fetva veriyor! Halbuki bizim ihtiyacımız personelden fetva almak ya da ibadet fıkıhını öğrenmek değil, namaz vaktinde mola verip namaz kılmamıza bir yol bulmaktı!

En ince ayrıntısına kadar okul servislerine yönetmelik getirildiği bir ülkede yaşıyoruz. Tüketici firmalarının da hükümetin de bu soruna el atıp çözüm getirmesi gerekiyor. Allah’tan sakınan insanlara şehirlerarası yoluculuk bu açıdan bir azap haline geliyor. Sabah namazı teravih namazı gibi uzun da değil ki, kılmayanlar sorun çıkarır diye endişe edilsin! Aksine nasıl “Ürünlerimizde domuz eti veya yağı yoktur.” ibaresini yerleştiren yiyecek ve içecek üreticileri artık itibar kazanıyorsa, “Firmamız sabah namazı vaktinde mola vermeye özen gösterir.” ibaresi ticari açıdan düşünen firmalara bile itibar kazandıracaktır.

Yolculuk sırasında bizi rahatsız eden diğer konu, yolcuların büyük oranda Kanal D seyrederek 15 saat sürmesi hedeflenen you bitirmeleriydi. Hele hele magazin programları oldukça seviyesizdi. Seyahat sırasındaki onca ailenin varlığı dikkate alınmaksızın otobüsü “kadın bedeni sergi merkezine” çevirmeleri çok çirkindi. Onca seçenek içinde niçin Aydın Doğan Medyasında o kadar ısrar ediliyor anlayamadım doğrusu! En azından bazı programlar seçilebilirdi.

Metro Turizme söylüyorum, diğer de firmalar da anlasın! Zira diğer firmalarda da –bildiğim kadarıyla- durum pek farklı değil. Bu ülkede İslam’ın gereklerini yerine getirip ahirette kurtulanlardan olmak isteyen insanlar var. Onlara yardımcı olmanız sizi küçültmez, büyütür.

8.7.2010 (Memleket Gazetesi)




  İlk yorumu yazmak istermisiniz
RSS Yorumları

Yorum Yaz
  • Lütfen yazı ile ilgili yorum yapın.
İsim:
E-Posta
Başlık:
Yorum:



Ek yorumların e-mail yolu ile bildirilmesini istiyorum

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.1

 
< Önceki   Sonraki >
© 2012 Murat KAYACAN
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.